|
Fotoğraf Albümü Güncelleniyor |
|
İnternet sitemizin tekrar eski haline dönebilmesi için Fotoğraf Albümü güncelleniyor.
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
|
|
Köyümüz 1890 yılında Bulgaristan'dan gelen muhacır İsmail HAMZAOĞLU'nun Hendek ilçesi Üç Tepeler mevkiindeki bu yeri uygun görüp kendi evini yapmasıyla kurulmaya başlanmıştır.İsmail HAMZAOĞLU köyün çevresinden geçen dilsiz deresi üzerine bir değirmen kurmuş ve tüm Adapazarı'na un imal etmeye başlamıştır.Bu dere köyün su ihtiyacınıda karşılamaktaymış.Daha sora İsmail HAMZAOĞLU Bulgaristan'daki Sukenarı'lı Ali İNOĞLUNU ,Efe dayı,Topal Hasan,Sadoğlu Ve Durallar gibi akrabalarını buraya getirerek köydeki ilk mahalleleşmeyi oluşturmuştur.Köyümüzün ilk muhtarı İsmail HAMZAOĞLU olmuştur.
Köyümüzün ilk adı ise Bulgaristan'dan gelen muhacırların oradaki yerleşkesinin adı olan Turnik'ten,ilk olarak " Üç Tepeler Turnik" adını almış,daha sora köyümüzde köyün kendisiyle anılan yağ üretimi,köyümüzün adının değişmesine vesile oluyor ve köyün adı "Yağbasan" olarak değiştiriliyor.Köyümüzde genişlikleri 2.5-3 metreyi bulan yaklaşık 250 yıllık meşe ağaçları mevcuttur ki buda köyümüzün ne kadar eski bir geçmişe tanıklık ettiğinin göstergesidir.
1890-1892 yılları arasında oluşan 18 hane köyün ilk camisini yapma kararı alıyor ve cami yapımın hazırlık aşamalarında 1.Dünya Savaşı çıkıyor, cami yapımı ise ertelenerek 1930 yılında tamamlanıyor.Köyümüz 1. Dünya Savaşı ve diğer savaşlarda önemli roller oynarak adını tüm Anadolu'ya duyurmuştur.1919-1920 yılları arasında Kuvay-i Milliye aleyhindeki baş gösteren ayaklanmaları durdurmak için 21 Nisan 1920'de 1.Tabur Komutanı Şerif beyin emrindeki Kuvay-i Milliye köyümüzde bir süre barınmıştır.4 Mart 1921 2.İnönü Savaşında ise Türkiye'nin 33.Süvari Alayı(Edip Bey Müfrezesi) köyümüzde mevzilenmiştir.Köyümüz o zamanların gelen misafirlerini en iyi şekilde ağırlamış Osmanlı Ve Türk ordusunu baş üstünde tutmuştur.
Cumhuriyet'in kurulmasıyla o dönemin cumhurbaşkanı olan İsmet İNÖNÜ ile iyi dostluğu olan İsmail HAMZAOĞLU cumhurbaşkanımızı bir çok defa ağırlamıştır.Köyümüz kurulumundan bu yana devlet ve milletin en çalkantılı olduğu dönemlerde bile ayakta kalmış gelenek ve göreneklerini bozmadan günümüze kadar gelmiş,geleceğini emin ellerde sürdürmektedir.
Bu yazı Kani SEVEN tarafından 1950 lilerin Tarih kitapları ve birinci şahıs söylemleri kaynak gösterilerek hazırlanmıştır.
Bkz: Hendek İsyanı. |
|