Reklam

Hormondan Kurtuluş Yolu : Organik Tarım Yazdır E-mail

Dünyada doğal ürünlere olan ilgi hızla artıyor. Bu yüzden insan sağlığına ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren organik tarım ürünlerine büyük bir talep var. Marketlerin organik ürünlere yer açması talep artışlarının göstergelerinden biri. Organik ürün satış noktalarının sayıları özellikle büyükşehirlerde giderek artıyor. Üstelik bunlar sadece gıda ile sınırlı değil. Kozmetik, tekstil, mobilya gibi sektörleri de kapsıyor. Organik ürün yelpazesi bugün 200 çeşide ulaşmış durumda.
Türkiye'nin organik tarımda geleceği parlak görünüyor. Ancak sorunlar da var. İç talep hâlâ istenen düzeye ulaşmış değil. Bundan da önemlisi Türkiye, organik tarımda markalaşamıyor. Dış pazardan yüksek talep gelmesine karşın ihracatın yüzde 95'i markasız. Gıda dışı organik ürün pazarı ise henüz çok yeni olduğu için Avrupalılar tarafından tutulmuş bir pazar söz konusu değil. Bu nedenle marka sıkıntısını aşmak bu alandakiler için çok daha kolay.
Türkiye'de organik tarım, özellikle 1990'lı yıllardan sonra ivme kazandı.
Sektör, 150 milyon dolar olan ihracatını, 5 yılda 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.
İç piyasadaki ticaret hacmini de 1 milyon dolardan 10 milyon dolara çıkarmayı hedefleyen sektörde, ülke genelinde 270 üretici firma ile 430 ihracatçı firma bulunuyor.
Türkiye'nin şu anda Avrupa organik ürün pazarında yüzde 3-5 olan pazar payını yüzde 20'lere çıkarma şansı bulunurken, bunun için Türkiye'nin de organik üründe ulusal politikalar üretmesi gerekiyor.
5 yıllık yol haritası hazır
Ülkemizde yeni gelişim gösteren organik tarım üretiminin 5 yıllık yol haritası İzmir'de gerçekleştirilen arama konferansı ile belirlendi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) koordinasyonunda Ege İhracatçı Birlikleri tarafından organize edilen "Organik Ürün Sektörü Arama Konferansı" Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Dış Ticaret Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, Gümrük Müsteşarlığı, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği, fuar şirketleri, ihracatçılar, üreticiler ve sertifikasyon kuruluşlarının katılımıyla İzmir'de gerçekleştirildi.
Konferansta, sektörün durumu, avantajları, hedefler ve bu hedeflere ulaşılması için yapılması gerekenler masaya yatırıldı. Beş yıllık yol haritası belirlendi, yapılması gereken çalışmalar ortaya konuldu.
EİB Genel Sekreteri Sezmen Alper, dünyada 40 milyar dolara ulaşan organik ürün pazarında, Türkiye'nin ihracatının 150 milyon, iç pazar tüketiminin ise 5 milyon dolar seviyesinde olduğuna işaret etti.
Türk organik ürün sektörü ihracatının 2012 yılında 1 milyar dolara ulaştırılması ve halen toplam ekili alanlar içinde binde 8 civarında olan organik ürün sahalarının 2012 yılında yüzde 3'e çıkarılması hedefi ortaya konuldu.
Organik müzesi kurulsun
İç pazar hacminin de aynı süre içinde 50 milyon dolara çıkarılması hedeflendi. Konferansta ayrıca şu kararlar alındı:
* Organik Ürünler Tanıtım Komitesi kurulsun.
* Organik ürünlerin sağlıklı olduğunun anlatılması için ilköğretim öğrencileri, sağlık personeli ve ev kadınlarının eğitimine yönelik programlar düzenlensin.
* THY'de organik ürünler servisi yapılsın.
* Uluslararası fuarlara katılım desteği artırılsın.
* Bireysel katılım yerine ulusal katılımları özendirecek önlemler alınsın.
* Organik Ürünler Müzesi ve Organik Ürün İhracatçıları Birliği kurulsun.
* İhracatta öncelikli ülkeler belirlensin.
* Türkiye'yi ulusal ve uluslararası düzeyde temsil edecek bir fuar organizasyonu yapılsın.
* Denetimli organik ürün satan açık pazarlar oluşturulsun.
* Eko-turizm işletmelerinde eko bayrak uygulaması başlatılsın.
* Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde organik tarım genel müdürlüğü kurulsun.
* Organik ürün üreten işletmelere enerji ve istihdam desteği sağlamaya yönelik politikalar geliştirilsin.
Görüldüğü gibi, "Organik Ürün Sektörü Arama Konferansı"nda alınan bu kararlar yaşama geçirilirse, ülkemizde daha sağlıklı nesillerin yetişmesine öncülük yapılacak. Belki... Hormonlu gıda tüketiminden vazgeçilecek.
O zaman... Sağlıklı bir yaşam için organik ürün tüketimini özendirmeye var mıyız?
< Önceki   Sonraki >