
Ana Menü
| Anasayfa |
| Köyümüzü Tanıyalım |
| Kültürümüz |
| Sosyal Etkinlikler |
| Geçim Kaynakları |
| Resim Galerisi |
| İletişim |
| Ulaşım |
| Etkinlik Takvimi |
| Destekleyenler |
| Bağlantılar |
Reklam
Giriş Formu
| Pirinçten Sonra Bakliyatta da Tehlike Çanları Çalıyor |
|
|
|
Türkiye, 1.2 milyon hektarlık alanda üretimini yaptığı baklagillerde, kuraklık ve yanlış tarım politikaları nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Geçen yıl 535 bin tonluk mercimek üretimi gerçekleştirilirken, bu yıl rekoltenin yüzde 50'si tarlada yandı. Fasulye ve diğer baklagillerde de rekoltenin yarı yarıya düşeceği tahmin ediliyor. Kuraklığa bağlı rekolte düşüşü, mercimeği son bir yılda yüzde 100'ün üzerinde zamlandırdı. Dünyanın 5. bakliyat ihracatçısı olan Türkiye, mercimekte rekoltesinin yüzde 50'ye yakınını ihraç ediyor. ATO Başkanı Aygün, "Kuraklık nedeniyle tüm dünyada tehlike çanları çalıyor. Türkiye vatandaşının huzuru, sofrasının bereketi için bakliyat ihracatını durdurmalı. Aksi takirde bugün bire sattığını yarın 10'a alamayacak" dedi. Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) yaptığı araştırmaya göre, Son 20 yılda uygulanan yanlış tarım politikaları, nedeniyle baklagil ekim alanları yüzde 39, baklagil üretimi de yüzde 42 gerileyen Türkiye'yi bir de kuraklık vurdu. Geçen yıl 535 bin tonluk mercimek üretimi gerçekleştirilen Türkiye'de bu yıl rekoltenin yüzde 50'si aşırı sıcaklar nedeniyle tarlada yandı. Tarım nüfusunu küçültmeye dönük politikalar, nüfusu azaltmayı tam olarak başaramazken, üretimde yaşanan daralmayla Türkiye'yi kendi kendine yeten ülke olmaktan çıkardı. 1987 yılında, 2 milyon hektarlık alanda baklagil tarımı yapılırken bu alan yüzde 39 gerileyerek 1.2 milyon hektara indi. Toprakların daralmasına, üretimde yeterli verimlilik sağlanamaması da eklenince 1987 yılında 2 milyon 150 bin tonluk baklagil üretimi yapılan Türkiye'de 2007 yılı sonu itibariyle baklagil üretimi yüzde 42 gerileyerek 1 milyon 264 bin ton oldu. Baklagil üretimindeki gerilemede kuraklığın da etkisi oldu. 2006 yılında 1 milyon 606 bin tonluk baklagil üretimi bir yılda yüzde 21.2 geriledi.
Nohut ve mercimek ekim alanı ilk sırada Türkiye'de baklagil ekim alanlarında, 558 bin hektarlık alanda nohut, 440 bin hektarlık alanda mercimek, 141 bin hektarlık alanda kuru fasulye, 12 bin hektarlık alanda bakla, 3 bin hektarlık alanda börülce, bin 400 hektarlık alanda da bezelye üretiliyor. Mercimek ekim alanlarının yaklaşık yüzde 90'ını kırmızı mercimek oluşturuyor. Türkiye'de bakliyat üretimi ülke geneline yayılmış olmakla birlikte Güneydoğu Anadolu, Orta Anadolu ve Marmara Bölgesi'nin güneyi üretimin en yoğun olduğu bölgeler. Kırmızı mercimek üretiminde Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin, yeşil mercimek üretiminde Yozgat, Çorum, Ankara ve Konya, kuru fasulye üretiminde Konya, Maraş, Karaman, Ercincan ve Samsun illeri ön plana çıkıyor.
Mercimek tarlada yandı 2006 yılında 580 bin tonluk kırmızı mercimek üretilen ülkemizde, 2007 yılında üretim miktarı yüzde 12.4 gerileyerek 508 bin ton oldu. Yeşil mercimekte ise üretim 42 bin tondan, 26 bin tona gerileyerek yüzde 36.7 azaldı. Geçen yıl 535 bin tonluk yeşil ve kırmızı mercimek üretimi yapılan Türkiye'de bu yıl rekoltenin yüzde 50'si aşırı sıcaklar nedeniyle tarlada yandı. Kuraklığın yol açtığı rekolte düşüşü nedeniyle bir yıl içinde yüzde 100'ü aşan oranda zamlanan mercimeğin fiyatında artışların süreği bekleniyor. Geçen yıl üretim miktarı düşen, fasulye ve diğer baklagillerde de yine kuraklık nedeniyle rekoltenin yarı yarıya düşeceği tahmin ediliyor. 2006 yılında 195 bin ton üretilen fasulye 2007 yılında yüzde 21.3'lük gerilemeyle 154 bin ton olarak üretilmişti. Kuraklıktan etkilenmeyen nohut üretiminde de geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 8.4'lük düşüş görülmüştü. Nohut üretimi, 551 bin tondan 505 bin tona gerilemişti. Aynı durum, bakla, bezelye ve börülcede de yaşanmıştı.
Türkiye baklagil ihracatında dünya 5'incisi Dünya bakliyat üretimindeki yeri yıllara göre 8 ile 10. sırada değişen Türkiye 1990 yılında 300 milyon doların üzerine çıkan ihracat değeriyle dünyanın en büyük bakliyat ihracatçıları arasına girdi. Daha sonraki yıllarda dalgalanmalar gösteren bakliyat ihracatı, 2004 yılı itibariyle 167 milyon dolara, 2005 yılında 158 milyon dolara, 2006 yılında da 248 milyon dolara ulaştı. Türkiye, 2006 yılında, 410 bin tonluk bakliyat ihracatıyla, Kanada, ABD, Çin Halk Cumhuriyeti ve Avustralya'nın ardından dünyanın en çok baklagil ihracatı yapan 5. ülkesi oldu.
Türkiye'nin bakliyat ihracatında Ortadoğu ülkeleri, Batı Avrupa Ülkeleri, Kuzey Afrika ülkeleri ve Güney Asya ülkeleri ilk sıraları alıyor. Türkiye'nin bakliyat ihracatı yaptığı ülke sayısı ise 90'ı aşıyor. Türkiye, 2007 yılında da 190 milyon dolarlık, 259 bin tonluk baklagil ihracatı gerçekleştirdi.
Mercimek ihracatta birinci Türkiye'nin bu yıl rekoltesinin yarısı tarlada yanan mercimeği en çok ihraç ettiği baklagillerin başında yer alıyor. 2006 yılında rekoltesinin yüzde 51'i olan 300 bin tonluk kırmızı mercimeği ihraç eden Türkiye, 2007 yılında rekoltesinin yüzde 36.3'üne denk gelen 184 bin tonluk ihracat gerçekleştirdi. Türkiye'nin bakliyat ihracatında mercimeği, nohut ve kuru fasulye takip ediyor.
Aygün: İhracat durdurulsun ATO Başkanı Sinan Aygün, bakliyatta plansız üretime kuraklığın da eklenmesiyle birlikte fiyat artışlarının tetiklendiğini belirterek, bu durumun sadece Türkiye'de değil tüm dünyada da yaşandığını kaydetti. Pirinçte yaşanan sıkıntı nedeniyle Hindistan, Mısır, Bangladeş gibi ülkelerin ihracatı durdurduğuna dikkat çeken Aygün, şunları söyledi: "Kuraklık nedeniyle tüm dünyada tehlike çanları çalıyor. Türkiye bakliyatta neredeyse üretiminin yarısına yakınını ihraç eden bir ülkeydi. Bu miktarın kuraklık nedeniyle tarlada kaldığını düşünürsek, çıkacak rekolte ancak vatandaşlara yetecek miktar olacak. Türkiye bu miktardan bir de ihracat yapmaya kalkışırsa, fiyat artışlarını durdurmanın imkanı kalmayacak. Vatandaşın huzuru, sofranın bereketi için bakliyat ihracatını durdurmak gerekiyor. Aksi takdirde Türkiye bugün bire sattığını yarın 10'a alamayacak."
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

