
Ana Menü
| Anasayfa |
| Köyümüzü Tanıyalım |
| Kültürümüz |
| Sosyal Etkinlikler |
| Geçim Kaynakları |
| Resim Galerisi |
| İletişim |
| Ulaşım |
| Etkinlik Takvimi |
| Destekleyenler |
| Bağlantılar |
Reklam
| 'Kıtlık' Dedikodusu Çıkarıldı,Fiyat %150 Arttı,Spekülatörler Fahiş Kazandı |
|
|
|
Önce Türkiye'de buğday kalmadı dedikodusu çıkarıldı. Ardından limanlara gelen mallar piyasaya sürülmedi. Olumsuz dedikodu satın alındı. Bu da deposunda malı olan tüccarın işine yaradı. Ama asıl spekülatörler yüzde 150'ye yakın kazandı.Bir süredir sadece Türkiye'de değil, dünyada da tarımsal ürün azlığından kaynaklanan gıda fiyatlarındaki artış konuşuluyor. Türkiye'de ise sıkıntı önce buğdayla başladı şimdi de pirinç ile devam ediyor. Kamuoyunda da en çok buğday konuşulduğu için, gelin isterseniz durum tespitini önce bu ürünle yapalım. Durum tespiti diyorum çünkü, bu konuda her kafadan bir ses çıkıyor. Türkiye aslında, buğdayda dünyada sekiz üretici ülkeden biri. Ve genel anlamda buğday ithalatçısı değiliz. Sadece dönemsel olarak yıllık ithalat yapılıyor. O da yüzde 90 işlenmiş ürün ihracatı için. Toplam buğday tüketimimiz 18 milyon ton civarında. Oysa 2006 yılında 20 milyon ton olan üretim 2007 yılında 17 milyon tona düştü. Yani, bir milyon ton açık oluştu. 2007'nin Temmuz ayından bu yana da Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 600 bin ton ithalat yapmış. Tabi sadece ithalatı TMO yapmıyor. Özel sektör de istediği zaman istediği miktarda ithalat gerçekleştirebiliyor. Neden? Çünkü, buğdayda vergi sıfır. Şunun altını net bir şekilde çizmekte fayda var; gerek stok olması, gerek ithalat yapılması, gerekse de TMO depolarında emanet ürün bulunması nedeniyle bugün buğdayda herhangi bir sıkıntı yok.
Üretici TMO'ya satmadı, tüccara verdi Ancak bir sorun var, o da fiyatın yüksek olması. Onu da açıklayalım. Diyelim ki, 12 aylık buğday ihtiyacınızın 11 ayını, ülke olarak kendiniz karşıladınız. Ancak son ayda ithalat yapmak zorunda kaldınız. İşte o dönem hangi fiyattan ithalat yaptıysanız, o belirleyici oluyor. Dünyadaki hareketlenmeden dolayı da şu anda buğdayın tonu 500 dolar civarında. Sadece ABD piyasasında bir yıllık buğdaydaki artış yüzde 150. Dolayısıyla Türkiye'de de buğdayın fiyatı aynı seviyede yani, 500 dolar. İşin ilginci ise, 2007'nin Kasım ayında vergiler yüzde 8'e düşürüldüğünde uluslararası buğday fiyatı 370 dolar iken, bu yılın şubat ayında vergiler sıfırlanmasına rağmen buğdayın fiyatının ton başına 400 dolar seviyesinde olması. Şimdi diyeceksiniz ki, içeride buğday varsa ve sıkıntı da yoksa neden fiyat bu kadar yüksek. Cevap basit. Elinde mal olan, dışarıda oluşan fiyata göre pozisyon alıyor. Tabi burada TMO'nun 2007 yılında fazla buğday almaması, stoku bulunmadığı için de yüklük miktarda piyasaya mal pompalamaması da büyük bir etken oldu. TMO'nun buğday almamasının nedeni de; üreticinin piyasada ürününü daha pahalıya satması dolayısıyla da TMO'ya vermemesi. Malumunuz üzerine üreticiden buğdayı alan sanayici ve tüccar.
Limanlardaki mallar piyasaya sürülmedi İşte olay da bu aşamada ilginçleşiyor. Çünkü devreye spekülatörler giriyor. Dünyada buğdayın fiyatı bu kadar artınca, içeride de rekolte düşük olunca elinde malı olanlar durumdan istifade etmeye başlıyor. Bundan sonrasını TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu'ndan dinleyelim: "Özellikle yakın tarihte basında Türkiye'de buğday kalmadığı, kıtlık olabileceği haberlerinin çıkması durumu daha da tetikledi ve limanlara gelen mallar kilitlendi, piyasaya sürülmedi. Yani, olumsuz dedikodu satın alındı. Beklentiler hep olumsuzluk üzerine kuruldu. Bu da deposunda malı olan tüccarın işine yaradı. Biz TMO olarak devreye girip müdahale ettik ama burada hep beklentiler satın alınıyor. Piyasaya malı sürdük, kimse panik olmasın dedik, ithalat yaptık devamını da getireceğiz dedik; ama piyasada olumsuz beklenti hâkim oldu. Bunu değiştirmek öyle kolay değil, zaman alıyor." İsmail Kemaloğlu, buğdayda stok yapanların kazandığını üzerine basa basa söylüyor. "Yüzde 50 gibi dönemsel artış olan ürün kazanç demektir" şeklinde konuşan Kemaloğlu, dünya piyasasına bakıldığında pozisyon alabilen için yüzde 100-150 artışın ciddi kazanç anlamına geldiğine dikkat çekiyor.
Kimdir bu spekülatörler, ne kazandılar İsmail Kemaloğlu'na "Kimdir bu spekülatörler, hep belli kişiler mi?" diye soruyorum... Kemaloğlu, "Çok büyük bir kitle değil. Büyük sermayeleri de yok. Az sayıda, geleneksel üretim anlayışından yani, değirmencilik kültüründen gelen tüccarlar bunlar" diye cevaplıyor. Sohbetimiz sırasında İsmail Kemaloğlu'ndan, buğday ithalatına devam edileceğini ve TMO depolarında 300 bin tonun üzerinde buğday stoku olduğunu da öğreniyorum. Bunun dışında yine TMO depolarında 230 bin ton da özel sektörün buğdayı bulunuyormuş. Ancak özel sektörün bu buğdayı nisan ayı sonuna kadar çekmesi gerekiyormuş. Çekmezlerse bu buğday da TMO'nun mülkiyetine geçiyormuş.
200 dolara artık buğday yok Kemaloğlu'nun, anlattıklarından önümüzdeki dönemde buğdayın fiyatının düşeceği izlenimini ediniyorum ve bunu da İsmail Kemaloğlu ile paylaşıyorum. "Biraz rahatlar ama yine de dünyadaki fiyatlar içeride belirleyici olur" diyor Kemaloğlu ve sözlerine şunları ekliyor: "Biz düşmesini bekliyoruz. Ancak şunu da unutmamak lazım, artık 200 dolara buğday fiyatı yok, bunu net söyleyebilirim. 500 dolar da gerçekten abartılı bir rakam, arada bir yerde fiyat oturur." Görünen o ki, önümüzdeki dönemde buğday hem dünyada hem de Türkiye'de konuşulmaya devam edecek.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|