
Ana Menü
| Anasayfa |
| Köyümüzü Tanıyalım |
| Kültürümüz |
| Sosyal Etkinlikler |
| Geçim Kaynakları |
| Resim Galerisi |
| İletişim |
| Ulaşım |
| Etkinlik Takvimi |
| Destekleyenler |
| Bağlantılar |
Reklam
| Hayvan İthalatına 25 Bin Başvuru Oldu,5 Bin Baş Getirildi |
|
|
|
2007 yılında hayvan ithalatına izin verilmesi ile birlikte bugüne kadar yaklaşık 25 bin hayvan ithali başvurusu yapıldı. Ancak gerçekleşen ithalat miktarı 3 bini Ethem Sancak tarafından olmak üzere 5-6 binde kaldı. Şöyle bir geçmişe gidelim... Hayvan ithalatı tartışmalarının olduğu döneme. Yani, 2007'nin başlarına... Hatırlayacaksınız, yatırımcılar Türkiye'de hayvan bulamamaktan şikayet edip, ithalatın açılmasını istiyor; üreticiler ise karşı çıkıyordu. Ortalık tam bir harman yeri gibiydi. Herkes birbirini suçluyordu. Çok iyi hatırlıyorum o dönem, ithalatla ilgili yazı yazdım diye kimi kesimlerce vatan hainliği ile bile suçlanmıştım. Tartışmaların odağında ise Tarım Bakanı Mehdi Eker vardı. Bakan da her platformda ithalata ihtiyaç olduğunu söylüyordu, ama bir türlü söylem icraata dönüşmüyordu. Neyse lafı fazla uzatmayalım... Bu kadar hatırlatma yeter. Geçen senenin sonbaharında sessiz sedasız hayvan ithalatı açıldı. Peki, açıldı da ne oldu? Ben size söyleyeyim... Bugüne kadar Tarım Bakanlığı'na toplam 20-25 bin baş hayvan ithalatı için başvuruda bulunuldu. Yanlış anlaşılmasın bu sadece başvuru. Gerçekleşen; yani, ithal edilen hayvan sayısı ise 5-6 bin civarında. Yanılmıyorsam bunun 3 bine yakınını da Ethem Sancak ithal etmişti.
İthalatın önünde durmamız imkansız Geçenlerde Tarım Bakanı Mehdi Eker ile sohbet ederken, bir dönem fırtınaların estirildiği hayvan ithalatı konusunu sordum... Hayvan ithalatının belirli bir program çerçevesinde, ticari amaçla olmamak kaydıyla, sadece kurulacak işletmenin ihtiyacını gidermek için yatırımcıların ithalat yapabildiğini söyledi Eker ve şöyle devam etti: "Diyelim ki, yatırımcı 2 bin başlık ya da 5 bin başlık işletme kuracak. Türkiye'den damızlık temin edemiyorsa, yurtdışından, Uluslararası Salgın Ofisi'nin onay verdiği ülkelerden, ABD'nin bazı eyaletlerinden, Latin Amerika ülkelerinden ithal etmesine izin veriyoruz." Mehdi Eker'e bu konuda bir dönem yapılan tartışmaları da hatırlatıyorum... "Aklın yolu bir" diyerek başlıyor söze, ardından da daha yüksek vasıflı hayvanlarla, daha çok üretim yapılmasının mümkün olduğuna değiniyor. Mehdi Eker'e göre yatırımcılar, ihtiyacı olanı temin edemiyorlarsa, bunu uluslararası piyasadan; tabii ki, sağlık şartlarını yerine getirmek suretiyle temin edebilmeliler.
Büyük işletmeler ile bu hale geldik Eker, "Bizim de bunun önünde durmamız hem doğru değil, hem de mümkün değil" diyor ve şöyle devam ediyor: "Neticede burası bir hukuk devleti. Yatırımcılar eğer içeride imkan buluyorlarsa, hammaddeyi içeriden temin edecekler. Yok, içeriden temin edemiyorlarsa, 'dışarıdan da getiremezsiniz' demek doğru olmayacağına göre; biz gerekli izinleri veriyoruz. Bu sayede de Türkiye'de hayvancılık sektörü gelişiyor, büyüyor." Bu açıklamalar üzerine, Tarım Bakanı'na; üreticilerin, ithalat yolunun açılması ile Türk hayvancılığının sonunun geleceği ve işletmelerin kapanacağı yönündeki iddialarını soruyorum... Eker ise, tam tersi görüşü savunuyor ve aksine hayvancılıkta verimliliğin arttığına dikkat çekiyor. "Örneğin, son üç-dört yılda Türkiye'de hayvan sayısında artış olmamasına rağmen süt miktarında 3 milyon ton artış meydana geldi" diyor Mehdi Eker ve şunları söylüyor: "Bu, Türkiye'de hayvancılığın geliştiğini, verimlilik düzeyinin arttığını gösterme açısından son derece olumlu bir gösterge. Aynı şekilde et verimi de artıyor. Tüm bunlar büyük işletmelerin kurulması ile bu hale geldi." Mehdi Eker ile bu konuşmamızdan sonra, getirilen hayvan miktarını da öğrenince yedi-sekiz ay önce yaşanan tartışmaların aslında ne kadar da gereksiz olduğunu anlıyorum. Gereksiz çünkü; yatırımcılar, "memlekette hayvan yok, yatırım yapamıyoruz, açın şu ithalatı artık" diye bağırıyorlardı, topu topu gelen hayvan sayısı beş-altı bin. Üreticiler, "ithalat olursa, biteriz" diyorlardı, altı aydan fazladır ithalat yolu açık, kimsenin ölüp, bittiği yok. Gelen sayı da ortada. Demek ki, ortalık gereksiz ayağa kaldırılmış.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|